SAHİH-İ MÜSLİM

     Konular Numaralar  

 

 

1509 nolu Hadis’in İzahı:

 

Bu hadîsi Buhârî ve «Keffârâtü'l-Eymân» bahislerinde; Tirmizî «Eyman»da; Nesâî «Itk»da muhtelif râvilerden tahrîc etmişlerdir. Tirmizî bu bâbda Âişe, Amr b. Anbese, ibni Abbâs, Vasile b. Eska', Ebû Ümâme. Ukbe b. Âmir ve Kâ'b b. Mürra (Radiyallahu anh) dan da hadîsler rivayet edildiğini söylemiştir. Bu rivayetleri kimlerin tahrîc ettiğini Aynî beyân etmiş ve şöyle sıralamıştır :

 

1- Hz. Âişe hadîsini İbni Zenceveyh merfu' olarak tahrîc etmiştir. Bu hadîste:        

 

«Her kim bir memlükün bir uzvunu âzâd ederse Allah onun her uzvuna mukabil bir uzuv âzâd eder.»  buyurulmuştur.

 

2- Amr b. Anbese (Radiyallahu anh) hadîsini Ebû Dâvûd ile Nesâî tahrîc etmişlerdir. Metni şöyledir :

 

«Bir kimse mü'min bir rakabe âzâd ederse, o rakabe kendisine cehennemden fidye olur.»

 

3- İbni Abbâs (Radiyallahu anh) hadîsini İbni Hayyan'ın babası «Kitâbü's-Sevâb ve Fedâüü'l-Âmâl» adlı eserinde tahrîc etmiştir. Mezkûr hadîsde :

 

«Herhangi bir mü'min dünyada bir mü'mîni âzâd ederse, Allah onu uzva mukabil uzuv olmak üzere cehennemden âzâd eyler.» buyurulmuştur.

 

4- Vasile b. Eska' (Radiyallahu anh) hadîsini Ebû Dâvûd ile Nesâî tahrîc etmişlerdir. Bu hadîste şöyle denilmektedir :

 

«Katil sebebiyle cehennemi hak eden bir dostumuz için Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldik de:

 

— Onun nâmına köle âzâd edin ki, Allah da kölenin her bîr uzvu mukabilinde onun bir uzvunu cehennemden âzâd etsin! buyurdular.»

 

5- Ebû Ümâme (Radiyallahu anh) hadîsini Tirmizî tahrîc etmiştir. Hadîs şöyledir:

 

«Herhangi bir müslüman, bir müslüman kimseyi âzâd ederse, bu onun için cehennemden kurtuluş olur. Her uzvu bir uzuv karşılar. Herhangi bir müslüman, iki müslüman kadını âzâd ederse, onun için cehennemden kurtuluş olurlar. Kadınların her uzva onun bir uzvunu karşılar. Herhangi müslüman bir kadın, müslüman bir kadını âzâd ederse, bu onun için cehennemden kurtuluş olur. Kadının her uzvu onun bir uzvunu karşılar.»

 

Tirmizi bu hadîs için: «Hasen sahîh garîbtir.» demiştir.

 

6- Ukbe (Radiyallahu anh) hadîsini İmam Ahmed tahrîc etmiştir. Metni şöyledir:

 

«Bir kimse mü'min bir rakabe âzâd ederse, bu onun cehennemden kurtuluşu olur.»

 

Aynı hadîsi Ebû Ya'lâ ile Hâkim de rivayet etmişlerdir. Hâkim: «Bu hadîsin isnadı sahihtir.» demiştir.

 

7- Kâ'b b. Mürre (Radiyallahu anh) hadîsini Ebû Dâvûd, Nesâî ve İbni Mâce tahrîc etmişlerdir. Hz. Kâ'b şöyle demiştir:

 

«Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i:

 

— Her kim müslüman bir kimseyi âzâd ederse, bu onun için cehennemden kurtuluş olur. O kimsenin her bir kemiği ile bunun bir kemiği karşılanır; her kim iki müslüman kadın âzâd ederse bunlar onun için cehennemden kurtuluş olurlar; onların her birer kemiği ile bunun bir kemiği karşılanır;  buyururken işittim.»

 

Bu hadîsi İbni Hibbânda «Sahîh»inde tahrîc etmiştir.

 

Aynî bu bâbda Muâz b. Cebel, Mâlik b. Amrel-Kuşeyrî, Sehl b. Sa'd, Ebû Mâlik, Ebû Mûse'l-Eş'arî ve Ebû Zerr (Radiyallahu anh) hazerâtından dahî hadîsler rivayet olunduğunu bildirmiştir.            

 

Muâz (Radiyallahu anh) hadîsini İmam Ahmed tahrîc etmiştir Bu hadîste :

 

«Her kim mü'min bir rakabe âzâd ederse bu onun cehennemden fidyesi olur.»   buyurulmuştur.

 

Mâlik b. Amr (Radiyallahu anh) hadîsini dahî İmam Ahmed tahrîc etmiştir. Metni şöyledir :

 

«Her kim müslüman bir rakabe âzâd ederse, bu onun cehennemden fidyesi olur.»

 

Sehl b. Sa'd (Radiyallahu anh) hadîsini Taberânî «el-Mu'cemü's-Sağîr» nam eserinde tahrîc etmiştir. Bu hadîste

 

«Her kim müslüman bir rakabe âzâd ederse, Allah onun her uzvu mukabilinde cehennemden bir uzuv âzâd eder.» buyurulmaktadır. Aynı hadîsi İbni Ebî Adiy dahî «el-Kâmi!» adlı eserinde tahrîc etmiş, fakat râvilerinden Zekeriyya b. Manzûr sebebiyle onu zaîf bulmuştur.

 

Ebû Mâlik (Radiyailahu anh) hadîsini Ebû Dâvûd-ü Tayâlisî «Müsned»inde Şu'be 'den, Amr b. Mâlik hadîsi isnâdiyle tahrîc etmiştir.

 

Ebû Mûsâ (Radiyallahu anh) hadîsini Nesâî «El-Kübrâ*da; Hâkim de «El-Müstedrek»de tahrîc etmişlerdir. Bu hadîste :

 

«Bir kimse bir rakabe yahut köle âzâd ederse, bu onun için cehennemden kurtuluş olur.» buyurulmuştur.

 

Ebû Zerr (Radiyallahu anh) hadîsini Bezzâr «Müsned»inde tahrîc etmiştir. Metni şöyledir:

 

«Bir kimse mü'min bir rakabe âzâd ederse, bu her bîrinden bir uzvu —ve caiz ki : Onun her uzvu mukabilinde bunun bir uzvunu, demiş ola— cehennemden karşılar.»

 

Rakabeden murâd: Köle veya câriyedir. Bu kelimenin lügat mânâsı boyundur.  Vücudun bütününü ifade etmek için baş, el gibi diğer beden parçaları da kullanılır ve sağ ol yerine «başın sağ olsun!», dert görme yerine «elin dert görmesin!» denilir. Burada bedenin «boyun» kelimesiyle ifâde olunması kölenin ma'nen boynundan bağlanmış gibi olduğuna işaret içindir.

 

Hz. Ebû Hureyre hadîsinde râvi Saîd b. Mercâne'nin arkadaşı diye tavsif edilen Alî b. Hüseyn, Hz. Alî b. Ebî Tâlib'in torunu Zeynelâbidîn'dir. Hadîsin bir rivayetinde beyân olunduğuna göre Hz. Zeynelâbidîn, Saîd b. Mercâne'ye:

 

«Bu hadîsi Ebû Hureyre'den senmi işittin? diye sormuş. Evet, cevâbını alınca: «Bana kölelerimin en birincisi olan Mutarrifi çağırın!» demiş; ve onu âzâd etmiştir.

 

Bu hadîs köle ve câriye âzâd etmenin en faziletli amellerden biri olduğuna delildir. Köle âzâdı sayesinde insan cehennemden kurtulup cennete girer. Bundan dolayıdır ki, âzâd edilecek köle veya cariyenin sakat ve âzası noksan olmaması müstehap görülmüştür. Gerçi böylesi ile de sevap kazanılır; fakat ne de olsa vücudu noksansız olan derecesinde değildir; çünkü uzva bedel uzuv âzâd edileceği tasrîh buyurulmaktadır.

 

Kaadî Iyâd'ın beyanına göre ulemâ köle mi yoksa câriye mi âzâd etmenin efdal olduğunda ihtilâf etmişlerdir. Bazıları câriye âzâd etmenin daha faziletli olduğunu söylemişlerdir. Zîra câriye âzâd edildi mi çocuğu hür olur. Bu hususta kocasının hür veya köle olmasının bir te'sîri yoktur.

 

Bir takım ulemâ ise bu hadîsle istidlal ederek köle azadının cariyeden efdal olduğunu kabul etmişlerdir. Bir de erkekte şehadet, hakimlik ve cihâd gibi nice menfaati umumî mânâlar vardır ki, bu mânâlar kadınlarda mevcut olmayıp ya şer'an yahut âdeten erkeklere mahsusturlar. Kaadî Iyâd bu kavli sahîh bulmuştur.

 

Bâzı rivayetlerde rakabenin mü'min kaydı ile zikredilmesi onun gayr-i müslim rakabeden evlâ olduğunu gösterir. Bundan dolayıdır ki, katil keffâreti için âzâd edilecek kölenin müslüman olması bütün ulemaya göre şarttır.

 

İmam Mâlik'in bu hususta kölenin kıymetini nazar-ı itibara aldığı ve kıymetçe en yüksek köleyi âzâd etmenin efdal olduğunu söylediği, hattâ müslümanla gayr-i muslim köle arasında fark görmediği rivayet olunmuşsa da mezhebinin ulemâsından birçokları ve diğer bâzı ulema kendisine muhalefette bulunmuşlardır.